Çelişkiler Bitince Tarih de Biter
Tarih bizi nereye götürüyor ve biz bu tarihin hangi kısmındayız? Bu soruya cevap verebilmek için önce kısaca kavramlara değinelim. Tarih nedir? Tarih, zamandır. Sanılanın aksine sadece geçmişi değil, geleceği de kapsar. Marx tarih sınıf mücadelelerinden ibarettir derken sadece geçmiş mücadeleleri değil, süren mücadeleleri de kastetmiştir.
Sorunun Diyalektik Materyalist Zemini
Peki nereye gidiyoruz? Gittiğimiz yolun bir sonu var mı? Şöyle ki komünizm, sınıf çatışmalarının bittiği o evreye verilen addır. O hâlde tarihin sonu komünizm midir? Bu soruya yalnızca ideolojik olarak evet cevabı vermek istemiyorum, cevap evet olduğu hâlde. Kısa bir diyalektik materyalizm dersi vermeyi yeğlerim.
Diyalektik materyalizmin bir yasası olan nicelden nitele sıçrayış yasası, aslında bize bu sorunun cevabını bilimsel olarak bulabilmemiz için yardımcı olacaktır. Nicelden nitele sıçrama yasası, devrim bağlamında tahammülsüzlüğü ifade eder. Fen bilimlerinden de birçok örnek vermek mümkündür. Örneğin duyu reseptörlerimizin eşik değer altındaki acıları algılayamaması gibi, veya suyun deniz seviyesinde yüz derecede kaynaması gibi. Yani belirli koşulların olgunlaşması (nicel) belirli olayların olmasına (nitel) sebebiyet verir.
Burjuva Devriminden Proleter Devrime
Örneğin öncelikle burjuva devrimlerini ele alalım. Feodalizmin gereksizliğini kavrayan burjuvazi, Eski Düzeni (Ancien Régime) kaldırmak için önce taraftar toplamıştı. Ve nitekim burjuvazi, feodalizmin çelişkilerini ortadan kaldırarak kapitalizmi ve modern devletleri mevcut duruma getirebilmişti. İşte proletarya da bu modern devletleri ve kapitalizmi, bir zorunluluk olarak, aynı teknikle ortadan kaldıracaktır.
Romantik Sosyalizmin ve Statükoculuğun Eleştirisi
Ama nicelden nitele sıçrayış yasası sadece bu konudan bahsetmez. Aslında bu yasa romantik sosyalizmi ve küçük burjuva devlet sosyalizmini rafa kaldıran bir yasadır. Çünkü ne feodalizm ne kapitalizm sonsuz sayıda çelişkiye (romantik bakış) veya mutlak düzene (statükocu bakış) sahiptir. Bu sistemler özünde çelişkiler barındırır.
Feodalizm kapitalizme göre daha fazla çelişki barındırır. Örneğin feodalizm yirmi konuda, kapitalizm on konuda çelişkiye sahip olsun. Eğer feodalizmdeki bazı çelişkiler ortadan kaldırılırsa o düzen artık feodal olarak nitelendirilemez, sistem gittikçe kapitalizme evrilir. Ve eğer kapitalizmdeki birtakım çelişkiler ortadan kaldırılırsa o düzene artık kapitalizm denemez, sistem gittikçe sosyalizme evrilir. Ve günün sonunda komünizm kaçınılmazdır.
Çelişkilerin Sınırlılığı
Statükocu görüşe bu cevap fazlasıyla yeterlidir, fakat romantik sosyalistler hangi konuda yanılmışlardır? Kapitalizm de tıpkı feodalizm gibi sonsuz sayıda çelişkiye sahip olamaz. Yarım çelişki de nicelden nitele sıçrama yasasına göre imkânsızdır. Çelişkiler tam sayı ve sınırlıdır. Çünkü sonsuz sayıda çelişki demek, sonsuza kadar devrim ve sonsuza kadar süren tek bir sistem demektir.
Sonsuza kadar süren tek bir sistem olsaydı, ne feodalizm ne kapitalizm gerçek olurdu. Ve eğer bu sistemler statükocu görüşlerin varsaydığı gibi kusursuz veya yeterince kusursuz olsaydı, asla değişmezler ve hatta yok olamazlardı. Yani sonsuzdan gelen tek bir sistem yoktur. Sistemlerin çelişkileri azaldıkça başka sistemlere evrilmişlerdir.
Sonuç, Çelişkisiz Yegâne Düzen Olarak Komünizm
Günün sonunda bu sayılı çelişki tamamen ortadan kalkarak sosyalizme, komünizme sebep olacaktır. Yani sonsuza kadar devrim olmayacak, Enternasyonal'de bahsedildiği gibi bu son kavgamız olacaktır. Tarihin sonu, çelişkisiz yegâne düzen olarak komünizm olacaktır.
İbrahim Küçük, 26 Ağustos 2026, Erzurum